Mai ve Siyah / Halid Ziya Uşaklıgil

image

öncelikle zor bir kitap mai ve siyah. Şiirsel bir dili var. Doğa olaylarını şiirsel bir dille aktarmış yazar. Roman nedense bana çok gerçek geldi. İnsan ruhunun derin tasvirlerinden mi bilmiyorum. Sanki Ahmet Cemil ( romanın baş kahramanı ) yaşamış gibi geldi. Veya yaşıyor gibi. Bu neden oldu bilmiyorum. Belki romanın çok güçlü olmasındandır. Belki gerçekçi romantik bir üslupla yazılmasındandır.

Romanda Ahmet Cemil ve yakın çevresi anlatılıyor. Başlangıçta bir matbaa ekibi akşam boğaza karşı çay içerken başlıyordu yanlış hatırlamıyorsam. Burada uzun uzun anlatıyor geceyi ve Ahmet Cemil in duygularını yazar. Başlangıç için zor bir eşik. O eşiği aşmak gerek. Sonra olaylar biraz çözülmeye başlıyor. Sizde romanın içine doğru dalıyorsunuz. Ahmet Cemil, ailesi, matbaada ki insanlar, arkadaşı Hüseyin Nazmi. Ortalara doğru biraz yavaşlıyor roman. Yada ben hep uyumadan önce okuduğum için, birer bölüm okuduğumdan, çok vaktim olmadığından öyle gelmiştir bana belki. Sonra tekrar akıcı hale geliyor.

Romanda bolca Osmanlıca kelime var. Bunların yanında anlamları parantez içinde verilmiş. Bu hem güzel aynı zamanda yorucu da bişey. Bisürü eski kelime öğreniyorsunuz buda hoş tarafı.

roman çok acıklı aynı zamanda. Hikayesi çok hüzünlü. Bazı yerlerde yazar sanki biraz abartıyor mu diye düşündüm. Ama hikaye gittikçe hüzünlü bir hal alınca kitabın havasının da bu olduğunu düşündüm. Melal yani hüzün bu kitabın ruhunda var diyebilirim.

Kitap kendi içinde bölümlere ayrılmış. Buda okuyucu için kolaylık sağlıyor. Yani günlük kısa kısa okuyacaksanız birer bölüm falan okuyup bırakabiliyorsunuz.

kitap her okuyucuya hitap etmiyor diye düşünüyorum. Özellikle sadece olaylar aksın, hiç betimleme olmasın, ruh betimlemeleri falan olmasın diyen okurlar için pek uygun değil.ama yok edebi yönü ağır basıyor diyorsanız ve şiir seven bir okursanız çok keyifli bir kitap. Yaklaşık 400 sayfa. Biraz hacimli bir kitap yani. Bu yönüyle doyurucuda bir kitap. Bir edebi lezzet alıyorsunuz okurken.

Ahmet Cemil in annesinin ve kızkardeşi İkbalin çok az diyaloğu olması ‘ keşke onlarında diyalogları olsaydı biraz’ dedirtiyor insana. Bu yönüyle bakıldığında diyaloglar az denebilir mi bilmiyorum.

mekan olarak İstanbul, Babıali yokuşu, Süleymaniye, Beyazıt, cadde i kebir yani istiklal caddesi, Eminönü Yeni Cami dolayları falan buraların ismi geçmesi ayrı bi güzellik. Yani kitap 1900 civarı yazılmış bildiğim kadarıyla. Yaklaşık bi 110 120 yıl öncesinden bahsediyor. O zamanki istanbulu iyi bir yazardan okumak güzel oluyor.

bazı karakterlerin tam olarak ne yaptığını kim olduğunu kitap bittiği halde öğrenemedim tam 🙂  mesela Hüseyin Baha efendi. Mesela Saip falan. Saip matbaada getir götür işleriyle ilgileniyordu galiba. Öğrenemeyişimin sebebi biraz Osmanlıca kelimelerle anlatılması yaptıkları işin . birazda kitapta az geçmesi galiba. Birazda bu kitabı genelde uyumadan önceleri okuduğum içinde olabilir 🙂

Doğa olaylarını ruhsal betimlemelerle birleştirerek betimlemiş yazar. Buda insanı hayrette bırakan tasvirlere yol açmış. Tasvir zenginliği var, yani bir güneşin doğuşu, batışı, bulutların kümelenmesi falan çok farklı bir üslupla betimleniyor ve bu oradaki doğa olayını çok iyi tasvir ediyor. Oradaki o tasvirleri hayal eden akla, duyguya, düşünceye hayret ediyor insan. Buda kitaptaki etkilendiğim kısımlardan birisi. Bu tasvir olayı Ahmet Hamdi Tanpınar da da vardı. Ama Ahmet Hamdi Tanpınar daha serin yazmıştı huzur kitabını sanki. Bu kitap daha hüzünlü gibi. Tasvirler bile öyle yani. Bir resim çizer gibi oradaki olayı çok farklı betimlemelerle anlatıyor bu yazarlar.

nericede güzel bir kitap. Zor bir kitap bence. Ama okuması aynı zamanda keyifli bir kitap.bu kitabı Nazan Bekiroğlunun yazılarında okumuştum. Kitabın bir yerinde geçen bir olaydan bahsediyordu. Merakımı celbetti.

Çok iyi bir okuyucu değilim o yüzden daha çok kendini ispatlamış, otoritelerce ismi iyi kitaplar arasında zikredilen kitapları okuyorum. Veya yazarları. Veya tavsiye edilen kitapları. Eğer yazarın stilini seversem diğer kitaplarına da devam ediyorum fırsat buldukça. Dediğim gibi çok fazla okuyamadığımdan, bir kitabı okumakta epey vakit aldığından çok risk almak istemiyorum 🙂 genellikle Nazan Bekiroğlu nun işaret ettiği yazarlardan devam ediyorum ve baya güzel kitaplarla karşılaşıyorum.

Advertisements

About the post

Uncategorized

2 Comments

Add yours →

  1. Yorumun sonucunda benim.hoslanabilecegim bir.roman olduğunu dusundum zaten alınacaklar listemde vardi yorumuna sağlık ne kadar güzel.noktalara deginmissin ozellikle tasvirleri oluşu osmanlica kelimelerin kimi arkadaslari sikabilecegi ve siirsel bir.dili ve hüzünlü bir havasının olusu insana ip ucu veren.konular buna gore dr okuyanlar secimini yapabilirler kitap yorumunda dil biçim konu muhakkak olmalı ve anlatım tarzı muhakkak deginilmeliki alacak olan okumak.isteyenler kitap yorumundan ciddi manada faydalanmis olsunlar o yüzden yorumlarinibegeniyorum

    Liked by 1 person

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: