cümle kapısı Nazan Bekiroğlu

güzel bir kitap. okuması kolay. üslubunu zaten söylemeye gerek yok. bir nazan Bekiroğlu kitabı. kitabın ismi kitap hakkında hiçbir fikrinizin olmamasını sağlıyor. kitabı okuyunca iyiki okumuşum diyorsunuz. girişte okay hoca dan bahsediyor nazan hanım. uzun uzun bahsediyor. ve çok şiirsel bir dili olduğu ve yazılarında mutlaka bilgilerde olduğu için siz aslında okay hoca nın anlatıldığı bir metni okuduğunuzu düşünürken, yazar Size başka şeylerde anlatıyor. mesela eski İstanbul, yeni İstanbul vb.  birçok konuyada çok güzel yorumlar getirerek bir Gergef işler gibi ilmek ilmek hazırlıyor yazılarını handiyse.

bir zindan Risalesi var kitabın içinde, yolu zindandan geçen ünlü simalara çok farklı perspektiflerden bakarak ilerliyor nazan Bekiroğlu bir isimden diğer isime. bir yaşamdan diğer yaşama. zindan yazması kolay yaşaması zor. çok geniş bir yelpaze içinde çok fazla isme yer veriyor sayfalarında yazar. Kimini söyleyip geçiyor kiminde duruyor anlatıyor uzun uzun. meşhur zindanlardan bahsediyor. Sonra romanlardaki zindanlardan ve romanlarda yolu zindana düşenlerden.

bir yerlerde nazım ve piraye için ayrı bir yer ayırıyor. onların öyküsünü anlatıyor. Son için güzelleme kısmında nazan Bekiroğlu tam bir nazan Bekiroğlu gibi yazıyor ve bunu çok severek okuyacağınıza eminim. şiir gibi bir metin. ama şiir değil. anlamıyorsunuz ama hissediyorsunuz. ve bunu bir yazarın başarabilmesi çok zor. okuyucuyu ince detaylarla hikayeye dahil etmek. hikayeyi hissetmesini sağlamak.

neticede cümle kapısı kitabı okunduğunda sevilecek bir kitap. nazan Bekiroğlu nun diğer kitaplarındaki yazılarındaki o ince işçilik o titizlik, kelimeleri seçerken bile kılı kırk yarışı bu kitapta görüyoruz. ve bu çok güzel bişey. yazarın bir metin için emek harcayarak oluşturması. her detayını ince ince işlemesi.

nazan Bekiroğlu yazsın biz okuyalım.

sözü nazan Bekiroğlu na bırakalım

” Kelimeyle değil, cümleyle düşündüğümü fark ettim ben. Muhal farz bile olsa “Her şeyi özetleyecek bir cümle” tutkum, mana biriminin cümle olmasından. Karmaşık cümlelerle konuşmayı sevmem, öyle düşünmemden. Başka türlü anlatamıyorum, bu yüzden mazurum ben. 

Faturaların, makbuzların, ihbarnamelerin arkasına. 

Mektup zarflarının, davetiyelerin, program kartlarının boşluklarına. 

Peçetelerin üzerine. 

Kitapların, kenar sularına, kapak içlerine. 

Defterlerin, sahifelerine değil kıyılarına köşelerine. 

Yazılıp da bırakılmış; bilinç kendine bile hırsız, kim bilir bazıları hatırlanmış da sonradan unutulmuş bunca cümleyi bir yerlerden bulup da çıkarmam. Burada böyle bir kapı açmam. ”

image

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: